(¯`¸·´¯) Hakk ile Hakk olmayan göz yaşını silmeyen, Kendi halinden bilmiyen ölüpte dirilmeyen, Hakk deyip ağlamayan ne bilir Hakk'ın hikmetini, Dostu dinle dostan kaçma ha kaçma. Dost olupta dosta sarılmayan ne bilir dostun kıymetini, Hal olup hala katılmayan ne bilir halın kıymetini, Can olup cana sarılmayan ne bilir canın kıymetini, Dostu dinle dostan kaçma ha kaçma Aşık olup aşka sarılmayan ne bilir aşkın kıymetini, Aşk yolunda gitmeyen bülbül olup ötmeyen, Hakk yoluna gitmeyen ne bilir yolun kıymetini, Dostu dinle dostan kaçma ha kaçma. Mürşid katına varmayan ne bilir mürşid kıymetini, Dervişlik yolundan gitmeyen ne bilir derviş kıymetini, Bülbül olup ötmeyen ne bilir bülbül kıymetini, Dostu dinle dostan kaçma ha kaçma.
(¯`¸·´¯)
Mesnevi’de şöyle bir “Üç Balık” hikâyesi var: Küçük bir gölde üç balık yaşıyordu. Bir gün buraya birkaç kişi geldi balıkları görünce: "Gidip ağları getirelim bu balıkları yakalayalım," diyerek uzaklaştılar. Bunu balıklar fark edince en akıllıları, hiç zaman geçirmeden denize doğru yola çıktı, diğer ikisi arkasından bakıp onunla alay ettiler:Hey akılsız, sen yarı yola varmadan ölür gidersin bu işten vazgeç, dediler. Fakat akıllı balık onları dinlemedi uzaklaştı, bin bir meşakkatten, zorlu bir yolculuktan sonra denize vararak kurtuldu. Derken balıkçılar ağları alıp geldiler o iki balığın peşine düştüler. İkinci balık şöyle düşündü: "Eğer ölü taklîdi yaparsam belki kurtulurum”, dedi kendi kendine. Karnını yukarı kaldırarak sırt üstü suyun üstünde yattı, hiç kıpırdamıyordu. Balıkçılar onu görünce ah vah ettiler, "Ne güzel balık ne yazık ki ölmüş," diyerek tutup onu bir kenara fırlattılar.Üçüncü da sessizce suya dalarak tenhâ bir yere gidip gizlendi. Adamlar üçüncü balığın peşine düştüler uzun bir kovalamacadan sonra onu yakaladılar, içini temizlediler, tavada kızarttılar. O akıllı balığa uyarak denize varmayı göze alamadığı için bin pişman oldu fakat nâfile, iş işten geçmişti.Mevlânâ hz.hikâyenin arasında, küçük gölde yaşayan balıkların o çevreyi kendi vatanları ve alışık oldukları yer olması dolayısıyla terk etmek istemeyişlerine değinir. Bu durum çoğumuz için söz konusu olan bir kolaycılık tavrıdır. Alışa geldiğimiz şartları ve ortamı bırakmak istemeyiz. Mevlânâ bu gibi anlayışlar için der ki: “Vatan sevgisinden dem vurma. Durma yürü, vatan oradadır, burada değil. Vatan istiyorsan ırmağın o tarafına geç.”
_ES SELAMUNALEYKUM